İş Kanunu’nun Kapsamı

4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı, İş Kanunu madde 1‘de şu şekilde ifade edilmiştir;

Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.

İş Kanunu madde 18: İşyeri İçi Sebepler – Gerekçe Örnekleri

4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18. maddesi‘nin gerekçesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesinin İşletmenin, İşyerinin veya İşin Gereklerinden Kaynaklanan Sebepler’le feshedilmesine ilişkin olarak, işyeri içi sebeplere örnek olarak aşağıdakiler sayılmıştır;

İşyeri İçi Sebepler

  • Yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması
  • İşyerinin daraltılması
  • Yeni teknolojinin uygulanması
  • İşyerlerinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi
  • Bazı iş türlerinin kaldırılması

İş Kanunu madde 18: İşyeri Dışından Kaynaklanan Sebepler – Gerekçe Örnekleri

4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18. maddesi‘nin gerekçesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesinin İşletmenin, İşyerinin veya İşin Gereklerinden Kaynaklanan Sebepler’le feshedilmesine ilişkin olarak, işyeri dışından kaynaklanan sebeplere örnek olarak aşağıdakiler sayılmıştır;

İşyeri Dışından Kaynaklanan Sebepler

  • Sürüm ve satış olanaklarının azalması
  • Talep ve sipariş azalması
  • Enerji sıkıntısı
  • Ülkede yaşanan ekonomik kriz
  • Piyasada genel durgunluk
  • Dış pazar kaybı
  • Hammadde sıkıntısı

İş Kanunu madde 18: İşçinin Davranışlarından Doğan Sebepler – Gerekçe Örnekleri

4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18. maddesi‘nin gerekçesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçinin davranışlarından doğan sebeplerle feshedilebilmesine ilişkin olarak aşağıdaki örnekler sayılmıştır;

İşçinin Davranışlarından Doğan Sebepler:

  • İşverene zarar vermek ya da zararın tekrarı tedirginliğini yaratmak
  • İşyerinde rahatsızlık yaratacak şekilde çalışma arkadaşlarından borç para istemek
  • Arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak
  • İşini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmek
  • İşyerinde iş akışını ve iş ortamını olumsuz etkileyecek bir biçimde diğer kişilerle ilişkilere girmek
  • İşin akışını durduracak şekilde uzun telefon görüşmeleri yapmak
  • Sık sık işe geç gelmek ve işini aksatarak işyerinde dolaşmak
  • Amirleri veya iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek
  • Sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmek

İş Kanunu madde 18: İşçinin Yetersizliğinden Kaynaklanan Sebepler – Gerekçe Örnekleri

4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18. maddesi‘nin gerekçesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçinin yetersizliğinden kaynaklanan sebeplerle feshedilebilmesine ilişkin olarak aşağıdaki örnekler sayılmıştır;

İşçinin Yetersizliğinden Kaynaklanan Sebepler:

  • Ortalama olarak benzer işi görenlerden daha az verimli çalışma
  • Gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olma,
  • İşe yoğunlaşmasının giderek azalması
  • İşe yatkın olmama
  • Öğrenme ve kendini yetiştirme yetersizliği
  • Sık sık hastalanma
  • Çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalık
  • Uyum yetersizliği,
  • Emeklilik yaşına gelmiş olma

Yıllık İzin Süreleri

4857 Sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53. maddesi uyarınca;
  • İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
  • Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

Yıllık İzin Süreleri

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara :  14 gün
Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlar                : 20 gün
Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlar                  : 26 gün
Yukarıda yer verilen yıllık izin süreleri asgari olup, daha azı kararlaştırılamaz. Bununla beraber yıllık ücretli izin sürelerinin artırılması mümkündür.

Yıllık İzin Sürelerinde Özel Durum

  • Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
  • 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık İzin – Sık Sorulan Sorular

1. Yıllık İzin Süresine Hak Kazanmak İçin Asgari Bir Süre Var mıdır?

İşyerinde işe başladığı günden itibarenen az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Çalışma süresi bir yıl olmamış işçilerin yıllık izin talepleri avans talebi niteliğinde olup, iznin verilmesi işveren tarafından bir zorunluluk olmayıp kendi takdirindedir.

2. Deneme Süresi Yıllık İzin Süresi Hesabına Dahil midir?

İş sözleşmesi ile en fazla 2 ay ve toplu iş sözleşmesi ile en fazla 4 ay olarak kararlaştırılabilen deneme süresi de yıllık izin hesabına dahil olacaktır.

3. Yıllık İzin Süreleri nelerdir?

İşveren ve işçi arasında yapılan sözleşmelere bağlı olarak yıllık ücretli izin süreleri artırılabilecek olmakla beraber, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi asgari yıllık ücretli izin süreleri öngörülmüş olup, şu şekildedir;
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara :  14 gün
Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlar                : 20 gün
Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlar                  : 26 gün

4. Yıllık İzin Sürelerinde Özel Durumlar Var mıdır?

  • Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
  • 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

1475 Sayılı İş Kanunu : Yürürlükteki 14. Madde

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu‘nun 120′nci maddesiyle, 1475 sayılı İş Kanunu’nun aşağıda yer alan 14’üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve metinden çıkartılmıştır.

Kıdem tazminatı 
Madde 14(Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; [1]
5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.):
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren[2] işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel [3] işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.

Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.

Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.

Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret,işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(Değişik : 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır. [4]

(Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.

(Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.):
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.

Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir. [5]

……………………………………..
[1] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 60 ıncı maddesiyle, bu bentte yer alan “kanunla” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” ibaresi eklenmiştir.
[2] 5/5/1981 tarih ve 2457 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “Bu Kanunun neşri tarihinden itibaren” deyimi, “12/7/1975 tarihinden itibaren” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[3] 5/5/1981 tarih ve 2457 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile “Bu Kanunun neşrinden evvel” deyimi, “12/7/1975 tarihinden evvel” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[4] Bu fıkrada bulunan “13 üncü maddenin (C) bendinde” ibaresi, 9/8/2002 tarihli ve 4773 sayılı Kanunla “13 üncü maddesinde” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[5] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 60 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunla” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” ibaresi eklenmiştir.