İş Kanunu Madde 4

İstisnalar

    Madde 4 -Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;

a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,

b) 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde,

c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,

d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,

e) Ev hizmetlerinde,

f) (…) (1) çıraklar hakkında, (1)

g) Sporcular hakkında,

h) Rehabilite edilenler hakkında,

ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde.

Şu kadar ki;

a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri,

b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,

c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler,

d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,

e) Halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe işleri,

f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,

Bu Kanun hükümlerine tabidir.

……………………………………..

(1)  20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

  1. GEREKÇE
    MADDE 4-
    1475 sayılı Kanunun “istisnalar” başlığını taşıyan ve belirli işlerdeki iş ilişkilerinin veya “çıraklar” ve “rehabilite edilenler” gibi farklı durum ve ilişkide bulunanların İş Kanununun uygulanma alanı dışında kalacağını öngören 5 inci maddesi, esas itibarıyla korunmuş, ancak istisnalar arasında yer alan ve uzun yıllardan beri eleştiri konusu olan bazı iş ilişkileri Kanunun kapsamına alınmış, bu arada istisnalardan bazıları için de daha açık düzenleme getirilmiştir.

    İstisnalar arasından çıkarılan ve İş Kanununun kapsamına alınan grupların başında, “Yardım Sevenler Derneği merkez ve taşra atölyelerinde görülen işler” gelmektedir. Bu özel ayırıma hukukî ve sosyal dayanak bulmak güçtür. Ülkemizde kamu yararına hizmet için daha bir çok dernek ve bunların da atölyeleri bulunduğu halde, sadece Yardım Sevenler Derneği için bir farklılık gözetilmesi düşünülemez. Hele kuruluş amacı muhtaç olanlara yardım etmek olan derneğin, bu amaca ulaşmak için çalıştırdığı işçileri İş Kanununun koruyucu hükümleri dışında bırakılmasını hiç bir şekilde düşünmemesi gerekir. Sözü edilen istisna hükmü de kaldırılmıştır.

    Diğer yandan “hısımlar” arasında ve evlerde yürütülen el sanatı işlerinde “hısımlık derecesi 3” olarak belirlenmiş, ayrıca başka bir iş kanununun uygulama alanına giren gazetecilerin bu kanunun kapsamı dışında kaldıkları açıkça hükme bağlanmıştır. Nihayet çıraklar hakkındaki istisna devam ettirilirken, bunların işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin İş Kanunu hükümlerinden yararlanabilecekleri, Avrupa Birliği normlarına uygun olarak yeni düzenlemede gösterilmiştir.

    Ayrıca, 50’den fazla işçi çalıştıran tarım ve orman işyerleri Kanun kapsamına alınmıştır.

    Kabul Edilen Değişiklik Önergesi:
    Görüşülmekte olan “İş Kanunu Tasarısı”nın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının “h” bendinin madde metninden çıkartılmasını ve diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.

    Gerekçe:
    Gazetecilerin 1475 sayılı Yasadaki hükümle paralellik sağlanmıştır.

  2. KARAR

    1. “Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren aralarındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanunu’nun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E:2016/9605, K:2019/7352, T:02.04.2019

    2. “4857 sayılı İş Kanununun 4’üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.

    Buna göre;
    1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
    2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,
    3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde
    4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde,
    çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.
    Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
    Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E:2016/14012, K:2019/11761, T:27.05.2019

    3. “Somut olayda, dosya kapsamından davacının çalıştığı işyerinin alabalık üretim çiftliği olduğu anlaşılmış olup bu işyerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanma imkanı olup olmadığı ortaya konmamıştır. Tanık beyanlarında davacının hem balık üretim çiftliğinde her türlü işi yaptığından bahsedilmiş hem de nakliye işlerini de davacının yaptığı belirtilmiştir. Davacının yaptığı işlerden hangisinin daha baskın olduğu (şoförlük veya üretim elemanı olarak çiftlik işleri) belirlenerek Mahkemenin görevini etkileyecek bu husus araştırılıp çıkan sonuca göre İş Mahkemesi görevli ise davaya devam edilmesi aksi halde görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, görev hususu araştırılıp tartışılmadan davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E:2017/27240, K:2019/6579, T:26.03.2019

    4. “Dosya içeriğine göre, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışması bulunmadığı gibi davacı mandırada hayvan bakımı ve benzeri işlerde çalıştığını ayrıca duruma göre tarla işleri, çiftlik işleri, hayvanların bakımı, ekim, dikim ve sürüm gibi işleri, gübre indirip bindirme, tarlada çalışma, hayvanların sağımı, bakımı ve temizliği gibi işleri yaptığını iddia ederek iş bu davayı açmış olup, davacının dava konusu işyerinde bekçilik yaptığına ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi dinlenen tanıklarda davacının dava konusu işyerinde bekçilik yaptığına ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Kaldı ki, davacı öğrenci olduğundan dava konusu yerde bekçi olması da düşünülemez. Bu nedenle, Mahkemece davacının yapmış olduğu işin ağır basan yönünün bekçilik olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, Mahkemece davacının yapmış olduğu işin tarım işi olduğu kabul edilerek görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E:2016/294, K:2018/25232, T:26.11.2018

    5. “Dosyadaki bu delil durumu karşısında davacı işçinin, narenciye bahçesi olan davalı iş yerinde, bahçenin bakımı, ilaçlanması, gübrelenmesi ve traktör ile sürülmesi işlerini yaptığı, bu işlerin de tarım işi kapsamında kaldığı, davacının bekçilik görevinin bulunmadığı, sadece bekçi olarak görev yapan işçinin izinde olduğu dönemde geçici olarak bekçilik yaptığı, bu durumda da bekçilik görevinin baskın iş niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca somut olayda davacı işçinin traktör kullanması tarım işi niteliğinde bulunmayan şoförlük işi olarak da değerlendirilemez. Zira davacı işçinin traktörü bahçenin bakımı, gübrelenmesi, ilaçlanması ya da sürülmesi işinde kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1’inci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile aynı Kanunun 4/1-b bendi uyarınca tarım işinde çalıştığından İş Kanunu kapsamı dışında kalmaktadır.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E:2018/562, K:2018/1458, T:18.10.2018

    6. “…kapsam dışında bırakılmasına rağmen 4857 sayılı İş Kanunu’nda tarım işi tanımlanmamıştır. Ancak Kanunun 111’nci maddesi ile Sanayi, Ticaret, Tarım ve Orman İşlerinden Sayılan İşlere İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 başlıklı listede “C” alt başlığı altında hangi işlerin tarım işi sayılacağı örnekseme yoluyla ayrıntılı olarak sıralanmıştır. Bu noktadan hareketle tarım işi, bitkisel ve hayvansal ürünlerin elde edilmesi amacıyla toprağın işlenmesi ve hayvan yetiştirilmesi biçiminde tanımlanabilir.
    Tarım işi yapan işçinin, bu işi yanında tarım işi ile ilgisi olmayan örneğin iş yerinde bekçilik ya da muhasebe işi gibi başka bir iş üstlenmesi durumunda ağırlıklı olarak hangi işi yaptığı araştırılmalı ve baskın işin tarım işi dışında kalan iş olduğunun tespiti hâlinde işçinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kaldığı kabul edilerek sonuca gidilmelidir.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E:2018/562, K:2018/1458, T:18.10.2018

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.