Satış Temsilcisi – Prim – Fazla Mesai

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

E:2015/25610, K:2018/20607, T:14.11.2018

  • Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir.
  • Fazla mesai haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
  • İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.
  • İster gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.

DAVA :  Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:.

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:     

Davacı vekili, müvekkilinin 07.08.2007-21.10.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde satış şefi olarak sabah 08:00, akşam 18:00 saatleri arasında çalıştığını, ara dinlenmesi yapmadığını, fırsat bulursa 10-15 dakika yemek molası verdiğini, müvekkilinin akşam mesai bitiş saati 18:00 olmasına rağmen çoğu zaman bu saatten daha geç saatlere kadar mesai yaptığını, müvekkilinin günde en az 10 saat mesai yaparak haftada 6 gün çalıştığını böylece haftada 60 saat mesai yaptığını, yaptığı fazla mesai karşılığı ücretinin ödenmediğini iddia ederek fazla mesai ücretinin temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle şimdilik 200,00 TL’lik kısmının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketteki çalışmaların hafta içi sabah 08:00 ile akşam 18:00 arasında olduğunu, Cumartesi günleri ise sabah 09:00 ile akşam 16:00 arasında çalışıldığını, 2 saatlik ara dinlenme olduğunu, davacının çalışmasının haftalık 45 saatin altında kaldığını, hergün fazla mesai yapıldığı iddiasının akla mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, davacının bankadan ücretini alırken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, davacının yılın her döneminde aynı tempo ile çalıştığının kabulünün hatalı olduğunu, yazın daha fazla su tüketimi yapıldığını, bu dönemde yoğunluk olduğunu, bu nedenle yılın her dönemi aynı oranda çalıştığının kabulünün hatalı olduğunu, davacının prim usulü ile çalıştığını, prime hak kazanabilmek adına, kendi çalışma saatlerini kendisinin belirlemesi ve şirketten fazla çalışma yapması yönünde talimat gelmese dahi prim uygulaması sebebiyle fazla çalışma yapmasının mümkün olabileceğini, bu nedenle prime hak kazanabilmek için yapmış olduğu çalışmaların fazla çalışma sayılmasının hakkaniyete aykırı olacağını, mahkemece açıklamaları dikkate alınmayarak fazla mesai hesaplanacak ise de, ödenen primlerin davacının fazla mesai ücretlerini karşıladığının dikkate alınarak değerlendirme yapılmasını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.  

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının satış elemanı olarak çalıştığı ve prim aldığı, davacının ancak primle karşılanmayan fazla çalışma ücretlerini talep edilebileceği, puantaj kaydı veya eşdeğer belge bulunmadığından tanık anlatımlarına göre davacının haftalık çalışma süresinin hesaplandığı, bu hesaba göre haftalık çalışma süresini aşan fazla çalışmalar yaptığının görüldüğü ancak zamanaşımı dışında kalan süre için hesaplanan fazla çalışma alacak miktarının bu süre için ödenen primler ile fazlasıyla karşıladığı, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı, davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının hesabı noktasında toplanmaktadır.

Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim (komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 41’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.

Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.

Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (%50) hesaplanması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının satış elemanı olarak prim usulü ile çalıştığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenen pirimlerle karşılandığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de primlerle fazla çalışma alacağının tamamının ödenmesi mümkün olmayıp hesaplamanın %150 zamlı ücret yerine %50 zam kısmına göre yapılması gerekir. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak belirtilen hesap yöntemine göre fazla çalışma ücretleri belirlenmeli indirim hususu da düşünülerek bir karar verilmelidir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.