Ücret Miktarının Düşürülmesi – Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

E:2018/11126, K:2019/4060, T:19.02.2019

  • İş sözleşmesinde belirtilen ücret miktarının düşürülmesi çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olup, değişikliği kabul eden işçi kabul beyanı ile bağlıdır.

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; davacının 01.01.2009 tarihinde davalı bakanlığa bağlı … Devlet Hastanesinin güvenlik hizmetlerini yürüten alt işverenlerde çalismaya başladığını, 2010 yılı sonu itibarı ile davacının aylık brüt ücretinin 1.058,68 TL olmasına rağmen söz konusu ücretin 2011 yılı Ocak ayında 914,48 TL’ye düşürüldüğünü, davacının 2014 yılı Nisan ayındaki brüt ücretinin 1.275,93 TL olduğunu, … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin … esas sayılı dosyası ile açılan davada 06.09.2013 tarihine kadarki ücret kesintilerinin talep edildiğinden iş bu dava ile talep edilen ücret farkı alacaklarının 06.09.2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğunu ve 2011 yılı itibarı ile davacının ücretinin düşürülmesi nedeni ile iş akdinin davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini beyanla davacının kıdem tazminatının, 2014 yılı Mayıs ayı ücretinin ve ücret farkı alacağının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı T.C. …. Bakanlığı vekili; davacı ile davalı idare arasında imzalanmış herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığından bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının ücretini bilen bir kişi olması nedeni ile kısmi dava açamayacağını ve davacının uzun yıllar çalısmasının davalı idareye üst işveren sıfatı kazandırmayacağını, davacının uzun süre işverenin ücret uygulamasına karşı çıkmadığını, ihtirazi kayıt olmadan rıza gösterdiğini, ekinde ise davacının 2013 yılında imzaladığı hizmet sözleşmesini ibraz etmiş ve bu dilekçesinde bahsettiği emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:

Mahkemece ilk kararında, davacının ücretinin muvafakati alınmaksızın düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalılarca temyizi üzerine Dairemizin 07/11/2017 tarih ve … E., 2017/17671 K. sayılı ilamı ile; “…. Mahkemece ücretin düşürüldüğü 01.01.2010 tarihinden itibaren davacının çalıştığı alt işverenler nezdindeki sözleşmeler getirtilerek davacıya gösterilerek diyecekleri sorularak, sözleşmeler ve davacının irade fesadı olup olmadığı hususu incelenerek ve buna yönelik deliller toplanarak sonucuna göre feshin haklılığının ve fark ücret alacağının olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece ikinci kararında bozmaya uyularak davacı asilin ve davacı tanıklarının yeniden beyanları alınmış, gerek davacının gerekse tanıkların beyanlarına da üstünlük verilerek davacının iş sözleşmesinde ücretinin düşürülmesine rıza gösterildiğine dair usulüne uygun sözleşme hükmü veya yazılı beyanı olmadığı gerekçesiyle bozma öncesi gibi yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı T.C. … Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Davacı işçi ücretinin düşürüldüğü iddiası ile ücret farkı ile ödenmeyen ücretleri sebebiyle iş sözleşmesini haklı feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece davacının ücretinin düşürüldüğüne rızasının olmadığı gerekçesiyle her iki isteğinde kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içerisinde yer alan davacının imzasını taşıyan iş sözleşmelerinde ücretin miktarı belirlenmiş olup ayrıca 01.01.2011 tarihli kabul beyanında da ücretin düşürülmesinin davacı tarafca kabul edildiği açıklanmıştır.

Buna göre davacı işçinin 4857 sayılı İK’nın 22.maddesine göre çalışma koşullarında esaslı değişikliği kabul ettiği sonucuna varılmalı ve irade fesadı iddiasının da yöntemince kanıtlanamadığı kabul edilmelidir.

Mahkemece davacı işçi sözleşme içerikleri ve kabul beyanı ile bağlı olup bu çerçevede gerekirse yeniden hesaplamaya gidilip eksik ücret ödemesi olup, olmadığı belirlenerek fesih yönünden de oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.